Babasından Kalan Bakkalı Müzeye Dönüştürdü
78 yaşındaki Mesut Eski, babasından kalan bakkal dükkânını yöresel yaşamı anlatan müzeye dönüştürdü.

Baklan ilçesinde yaşayan 78 yaşındaki Mesut Eski, babasından miras kalan yaklaşık 30 metrekarelik bakkal dükkânını yöresel yaşamı yansıtan bir müzeye dönüştürdü. Tamamen kendi çabaları ve köy halkının desteğiyle oluşturduğu müzede geçmişe ait tarım aletlerinden dokuma ürünlerine, eski gazete ve kitaplardan günlük yaşam eşyalarına kadar çok sayıda eser sergileniyor.
Baklan ilçesine bağlı Boğaziçi Mahallesi'nde yaşayan Karabük Demir Çelik İşletmeleri emeklisi 78 yaşındaki Mesut Eski, babasının uzun yıllar bakkallık yaptığı dükkânı kültürel mirasa dönüştürdü. Tamamen kendi imkânları ve köylülerin desteğiyle oluşturulan müze, ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Babasının vefatının ardından atıl durumda kalan yaklaşık 30 metrekarelik dükkânı yeniden düzenleyen Eski, Boğaziçi ve çevresinde yıllarca kullanılan tarım aletleri, el emeği dokuma ürünleri, eski ev eşyaları, kitaplar ve gazeteleri bir araya getirerek yerel bir müze oluşturdu.
Geçmişin izlerini gelecek nesillere aktarmayı amaçladığını belirten Mesut Eski, özellikle öğrencilerin müzeye yoğun ilgi gösterdiğini söyledi. "Kendi imkânlarımla burayı müzeye dönüştürdüm. Amacım geçmişini bilen, atalarından ve kültüründen kopmayan nesiller yetişmesine katkı sunmak" diyen Eski, müzenin yalnızca sergi alanı değil, aynı zamanda kültürel hafızayı yaşatan bir mekân olduğunu ifade etti.
"Geçmişimize Sahip Çıkmalıyız"
Baklan ve Boğaziçi yöresinin Batı Anadolu'daki ilk Türk yerleşim alanlarından biri olduğuna dikkat çeken Mesut Eski, yazılı kaynakların sınırlı olmasına rağmen geçmişten kalan eşyaların önemli bir kültürel belge niteliği taşıdığını belirtti.
Eski, "Baklan ve Boğaziçi, Türklerin Batı Anadolu'da ilk yerleştiği bölgeler arasında yer alıyor. Yazılı belgelerin az olması bizim için önemli bir eksiklik. Ancak bugün sergilediğimiz bu materyaller, o dönemle aramızdaki en güçlü bağı oluşturuyor." dedi.
Komşuların Desteğiyle Büyüyor
Müzede sergilenen eserlerin büyük bölümünün babasından kalan eşyalar olduğunu belirten Mesut Eski, komşularının da yıllardır kendisine destek verdiğini söyledi. "Bu eşyaların önemli kısmı ailemize ait. Ancak köylülerimiz de ellerindeki eski eşyaları getirerek müzeye katkı sağladı. Materyaller arttıkça daha geniş ve düzenli bir alanda bu müzeyi yaşatmayı hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.
Yılın büyük bölümünü Denizli ve Boğaziçi arasında geçirdiğini söyleyen Eski, kendisi mahallede bulunmadığında müzenin ziyaretçilere kapalı kalmadığını da belirtti.
"Kış aylarında Denizli'de, yazın ise Boğaziçi'nde kalıyorum. Ben olmadığım zaman müzenin anahtarı iki komşumda bulunuyor. Ziyaret etmek isteyenler onlara ulaşarak müzeyi gezebiliyor." diye konuştu.
Tamamen gönüllülük esasıyla oluşturulan müze, hem bölgenin kültürel mirasını yaşatıyor hem de geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kurarak ziyaretçilerine yöre tarihini yakından tanıma fırsatı sunuyor.







