Başkan Yardımcısı Sinan Genç ; "Su Kaynaklarımız Tükeniyor"
Büyük Menderes Havzası Sürdürülebilir Yönetim ve Yerel Çözümler Toplantısı’na katılan Çivril Belediye Başkan Yardımcısı Sinan Genç, havzadaki su kaynaklarının karşı karşıya olduğu ciddi tehditlere dikkat çekti.

Denizli’de düzenlenen Büyük Menderes Havzası Sürdürülebilir Yönetim ve Yerel Çözümler Toplantısı’na katılan Çivril Belediye Başkan Yardımcısı Sinan Genç, havzadaki su kaynaklarının karşı karşıya olduğu ciddi tehditlere dikkat çekerek, özellikle baraj ve göletlerin su akışını olumsuz etkilediğini ve Işıklı Gölü’nün su kapasitesinin azaldığını vurguladı. Genç, çözüm için geniş katılımlı bir çalıştayın Çivril’de düzenlenmesini önerdi.
Türkiye Çevreci Belediyeler Birliği tarafından Pamukkale Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen Büyük Menderes Havzası Sürdürülebilir Yönetim ve Yerel Çözümler Toplantısı, 22 Mart Dünya Su Günü öncesinde bölgenin su sorunlarını masaya yatırdı. Denizli ve çevre illerden çok sayıda belediye başkanı, meclis üyesi, akademisyen ve sivil toplum kuruluşu temsilcisinin katıldığı toplantıda, Çivril Belediyesi’ni Başkan Yardımcısı Sinan Genç temsil etti.
Belediye Başkan Yardımcısı Sinan genç toplantıda yaptığı konuşmada, Büyük Menderes Havzası’nın su dengesinin bozulmasında insan faktörünün önemli rol oynadığını belirterek özellikle son yıllarda havza genelinde inşa edilen gölet ve barajların, doğal su akışını ciddi biçimde etkilediğini vurguladı. Başkan Genç sahada yapılan incelemelerde, Menteş, Kızılören, Örenkaya ve Sandıklı’nın yüksek kesimlerinde yapılan göletler ile Akharım Barajı ve Yavaşlar Devlethan Barajı dâhil olmak üzere 20’nin üzerinde yapının, Kufi Çayı’nın Işıklı Gölü’ne ulaşan su miktarında önemli bir azalmaya yol açtığını ifade etti.
Devlet Su İşleri’nden alınan verilere göre, bu baraj ve göletlerin toplam su kapasitesinin yaklaşık 81,4 milyon metreküp olduğunu aktaran Genç, Işıklı Gölü’nün geçmiş yıllardaki 200 milyon metreküplük su kapasitesinin, alüvyon birikimi nedeniyle günümüzde %30-40 oranında azaldığını tahmin ettiklerini dile getirdi. Genç, su kaynaklarının önüne çekilen setlerin bölgedeki nem oranını artırdığını ve bunun mikroiklim ölçeğinde yıllık sıcaklık ortalamalarını yükselttiğini, küresel ısınmanın da etkisiyle Kufi Çayı’nın kuruma noktasına geldiğini söyledi.
Sinan Genç, durumun ciddiyetini şu sözlerle özetledi: “Bugün bu setlerin hiçbiri olmasaydı, geçtiğimiz yaz yaşanan kuraklığa rağmen Büyük Menderes’e can suyu verebilirdik. Ancak yaklaşık 81 milyon metreküp su Afyonkarahisar sınırları içerisinde depolandıktan sonra, mevcut iklim koşullarında artan su ancak sınırlı ölçüde bölgemize ulaşabiliyor.”
Menderes Havzası’nın sadece bir ilçenin veya bir ilin değil, tüm bölgenin ortak meselesi olduğunun altını çizen Genç, çözüm sürecine ilişkin önemli bir öneride bulundu: “Geniş katılımlı bir çalıştayın, sorunların doğduğu yerde, yani suyun kaynağında Çivril’de yapılmasını öneriyorum. Ardından Denizli ve Aydın’da düzenlenecek panel ve konferanslarla konunun bütüncül biçimde ele alınmasının çok faydalı olacağına inanıyorum.” Bu öneri, havza genelinde sürdürülebilir bir su yönetimi için yerel yönetimlerin ve ilgili tüm paydaşların iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koydu.







