26 Aralık 2019 - Perşembe

ET AŞI KEŞKEK NELERE KADİR

Yazar - Bülent Çakır
Okuma Süresi: 5 dk.
Bülent Çakır

Bülent Çakır

civrilhaber@hotmail.com - 0542 612 59 75
Google News

Rahmetli Ahmet Ateş'in, Hakkı Aslan'ın ve geçen dönemin olmak üzere Çivril'de onlarca meclis üyesi gördüm, tanıdım, çalıştım.

Yıllar geçtikçe, teknoloji ve bilgiye ulaşmak kolaylaştıkça meclis üyeleri değişmeye, görevden çok reklama, partisinin misyonundan çok gelecek dönem için kendine çalışmaya başladı.

Hele Facebook’u öğrenenler, kendi videolarını çekip yayınlamaya, Grup kararı dışına çıkıp hatip edasıyla konuşmaya, Alakalı - alakasız konularda görüş bildirmeye, paylaşım yapmaya başladı.

Konuşurken havalar, seçilen kelimeler, uzun uzun konuyu anlatmalar, kameraya bakmadan ‘haberim yokmuş gibi çek’ edasında tavırlar…

Sanki Libya ile Akdeniz’de yapılan anlaşmayı bunlar imzaladı, S400 füzelerini bunlar aldı.

Sorsan satılan hurdalardan, Kum ocağından haberleri yok.

Belediye borca batmış umurlarında değil, Facebook’tan fotoğraf paylaşma derdindeler.

***

Geçen yıllarda başlayan ve tarihi göstermekten çok kişisel reklam aracına dönen takvim furyasına Niyazi Vural’da devam ediyor.

2020 yılı için Belediye adına takvim bastırılmış.

Daha önce de yazmıştım, Niyazi Vural acilen bir çalışma ekibi kurmalı.

Meclis üyelerinin kafasını alıp Fotomontajla takvim fotoğrafına yerleştirmek kimin fikriyse tebrik etmek gerekiyor.

Takvimde kullanmak için başkan ve meclis üyelerinin olduğu bir fotoğraf kullanılmış

Anlaşılan o ki fotoğraf çekimine bazı üyeler katılmamış, fotoğraf çekimine değil de o günkü meclis toplantısına katılmamışlar…

Meclis ilk toplantı hariç (yanılıyor da olabilirim) eksiksiz hiç toplanmadı. Her toplantıda en az 5 üye ‘mazereti’ dolayısıyla katılmıyor.

Gelmiyorlarsa düşürün üyeliklerini.

Her meclis üyesinin asli vazifesi o toplantıya katılmak. Bu işin ölmedikten ya da ölümcül bir hastalığa yakalanmadıktan sonra bir mazereti olamaz.

Ya, daha bir yıl önce o listeye girebilmek için bir sürü insanı harcadınız. Elli tane takla attınız. Şimdi neden gelmez, toplantılarda yerinizi almazsınız anlaşılacak şey değil.

Hastayım diye mazeret bildirip toplantıya gelmeyen üye yarım saat sonra Facebook’tan Antalya kalesinden paylaşım yapıyor.

Başkanın adamları Takvimde montaj yapıyor da mecliste ellerinden gelen bir şey yok…

***

Hiç kimse tecavüzün bir suç olmadığını söylemez, söyleyemez.

İhmal edilen,

Görmezden gelinen,

Geçiştirilen her girişim,

Her taciz, ileride karşımıza tecavüz olarak çıkıyor.

İstismara uğrayan

Amcası,

Babası,

Hocası,

Kocası…

En yakınındaki ve en güvendiği kişi tarafından ileride bir gün tecavüze uğruyor.

Biz sustuğumuz için,

Devlet göz yumduğu için,

Adli Kontrol şartı diye bir denetleme ve kontrol mekanizması olduğu için,

12 yaşındaki bir çocuğu koruyamadığımız için,

Müdür, olayı kapatalım, olanları unut dediği için,

Her tecavüzde, İstismara uğrayan her çocuğun vebalinde bizim bir parmağımız var.

Dokunmamış, aklımızdan geçirmemiş olsak bile…

12 yaşındaki bir çocuk, sesini kimseye duyuramadığı için not bırakıp intihar etmeyi düşünüyorsa eğer hepimiz suçluyuz.

O yurtta, ortaokul öğrencilerinin kalması yasak olmasına rağmen 12 yaşındaki çocuk yurda kabul edildiyse eğer, Denetlemeyen Milli Eğitim suçlu.

Belletmen diye çalıştırılan ‘sapık’ defalarca canını yaktıysa o küçücük çocuğun, onu güvenlik soruşturması yapmadan işe alan yurt sorumluları suçlu.

Denetimleri yapmadıysa Belediye, Başkan suçlu.

12 yaşındaki öğrenciyi koruyamadıysa devlet, kaymakam suçlu.

Hakkında soruşturma açmadıysa savcı, Adalet suçlu.

Duyup, bilip de sesimizi çıkarmadıysak eğer, biz suçluyuz.

Yerin dibine batsın cemaatiniz, yerin dibine batsın yurtculuğunuz.

***

Çoğu zaman yaptığımız haberlerle ilgili eleştiriler alıyoruz. Aklı başında eleştirileri elbette ciddiye alıyor, hatalı olduğumuz konuları düzeltme yoluna gidiyoruz.

Ama bilgi sahibi olmadan eleştirmek, çoğu zaman eleştirmekten, yol göstermekten, hataları düzeltmekten ziyade intikam alma, hakaret etme vesilesi oluyor.

Diğer yayın organlarıyla ilgili fikir beyan etmek istemem. Ama Yeşil Çivril’i beğenmiyorsanız, başka bir yayın organı okuyabilirsiniz. Bizim tarzımız bu.

Bizim tarzımız diğer gazetelerden farklı. Bu tarzı beğenmeyen okurlarımıza tavsiyemiz diğer gazeteleri okumaları. Gerçekten darılıp, küsmeyiz.

Hafta başında Çivril belediyesinde Türkiye Şampiyonu olmuş Çivrilli güreşçi bir kardeşimiz için düzenlenen karşılama programı ile ilgili haber paylaştık.

Haberimizin bir paragrafında törene katılanlar ile katılmayanları yazdık.

Haberden sonra bir sürü abuk sabuk telefon, bir sürü akla ziyan yorum aldık. Kafayı çeken arıyor, İnterneti açan yazıyor.

Özellikle CHP’li meclis üyelerinin törene katılmaması ile ilgili yazılanlardan rahatsız olan bir grup, değişik değişik yorumlarda bulunup, Aile efradımızın hal hatırını sordu.

Valla kimimize ne kadar iyi dileklerinizi iletirseniz iletin. Adamlar gelmedi. Seçtiğiniz, partimizi temsil etsin diye oy verdiğiniz adamlar o gün yoktular.

CHP’li meclis üyelerinin hiç birisi Şampiyon olmuş Çivrilli bir genci karşılamaya, tebrik etmeye mutluluğuna ortak olmaya gelmedi.

Ama Çamlık Lokantasının açılışında hepsi Başkan Niyazi Vural’ın masasında yerlerini almıştı.

Keşkek ve et aşı nelere kadir…

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları