28 Temmuz 2020 - Salı

KADROLAŞMA, BORÇ, GEZİNTİ DERKEN ÇİVRİL UNUTULMUŞ…

Yazar - Bülent Çakır
Okuma Süresi: 7 dk.
Bülent Çakır

Bülent Çakır

civrilhaber@hotmail.com - 0542 612 59 75
Google News

Tanıtım çalışması güzel de klibin bir yerinde Çivril yazsa daha güzel olurdu.

Çivril, Elma festivalinin ilk başladığı yıllar dışında ilk defa bu kadar kapsamlı bir tanıtım çalışması içine girdi.

Elinde,

Miryokefalon,

Mavi Konak,

Nilüfer çiçeği,

Tokalı Kanyon,

Sığırkuyruğu,

Beycesultan,

Eumenia,

Dişli Balığı gibi ender değerleri olmasına rağmen. Hak ettiği kadar tanıtamamış kendini.

Bugüne kadar Belediye başkanları ya borç, ya kadrolaşma, Kaymakamlar arabayla gezme derdine düşmüş…

Çivril yıllarca en kaliteli elmayı üretmiş, onunda yarısını satamadan üçkâğıtçılara kaptırmış…

Çivril Belediyesinin başlattığı Turizm Master Planı ile birlikte Televizyon kanalları, internet fenomenleri, instagram hikâyeleri derken iş klip çekmeye kadar vardı.

Bizim yaş gurubumuz çok tanımasa da, gençler arasında çok popüler olan genç bir popçu son şarkısının klibini Çivril’de çekti.

Klip, üç gün içinde 1 Milyon 800 Bin kişiden fazla kişi tarafından izlendi.

İyi mi?

Çok iyi.

Çivril’i (muhtemelen büyük çoğunluğu 16 -25 yaş arası genç)milyonlar izledi.

Ama keşke 3 dakikalık klipin bir yerinde Çivril ibaresi görünseydi.

 

***

Başkan Niyazi Vural, kaymakam Armağan Önal ile haftalık ve düzenli yaptığı “Biz Çivril için Varız” toplantısının ardından meclis üyeleri ile bir araya geldi. Çivril gibi Ekonomi ve Ticaretin çok etkin olduğu bir ilçede Kaymakam ve Belediye başkanının her hafta bir araya gelmesi ve ilçe için mesai mevhumu gözetmeksizin (hem başkan hem kaymakam sabah 08.00 akşam 17.00 riayet etmesine rağmen o gün 18.30’a kadar makam odasındaydılar) çalışması sevindirici bir durum.

“Çivril için varız” toplantısının ardından Başkan ve Meclis üyeleri, ilk toplantıda alınan kararları uzun uzadıya tekrar irdeledi ve bir çalışma takvimi çıkarttılar.  Ardından, büyük aciliyet arz eden başkan yardımcılığı konusunu masaya yatırdılar.

Kamuoyundan saklansa da, Toplantı öncesinde Meclis üyelerinin hazırladıkları proje dosyalarını başkana verdiği ve onar dakikalık kısa konuşmalar halinde projelerini anlattıkları sızan bilgiler arasında.

Dedikodu olma ihtimali yüksek olsa da, Salgın nedeniyle hazırladıkları projeleri üç aydır başkana sunamayan Meclis üyelerinin onar dakikalık konuşması süresinin kısa olmasından dolayı başkana biraz sitem ettiği, ancak her meclis üyesinin, projelerini ilerleyen günlerde daha detaylı sunma sözü ile sakinleştiği de konuşuluyor.

 

Çok şükür Çivril için çalışmaya can atan idareci ve meclis üyelerimiz var…

 

Seçim dönemindeki heyecan ve azimleri gözlerinden okunan Meclis üyelerinin, Çivril için her şeylerini feda etmeye hazır olduklarını görmek gerçekten gurur verici.

 

Düşünsenize tüm meclis üyeleri başkan yardımcısı olmak için kavga etse, ayda on bin lira almak için birbirine küsse, listeye girmek için üç ay peşinden koştuğu başkana tavır alsa...

 

Allah muhafaza.

 

Çivril’de tüm üyeler, İlçeye daha çok hizmet edebilmek için Başkan yardımcısı olmaya hazır olduğunu belirtip Başkanla birlikte hizmet yemini ediyor. 31 Martta verdikleri söz gibi…

 

Kolay değil başkan yardımcılığı. Söylemesi ağız dolduruyor da, bir kamyon kum göndermeye yetkisi olmuyor.

 

Her bünye kaldıramaz.

 

***

Otlaklardan birinde bir öküz sürüsü varmış. Çevredeki Çakal sürüsünün de gözü bu öküz sürüsündeymiş.

Fakat öküzler saldırı anında bir araya geldiği zaman, Kurtların yapacak bir şeyi kalmazmış. Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan Kurtlar, iyi beslenememeye başlayınca bir çare düşünmüşler. Yaşlı Kurt yanına bir iki Kurt alarak, beyaz bayrak çekmiş ve öküz sürüsüne yanaşmış.

“Suç hep o Sarı Öküz’de...”

 Öküzlerin lideri Boz Öküz ve yanındakilere tatlı dille konuşmaya başlamış:

“Saygıdeğer öküz efendiler. Bugün buraya sizden özür dilemeye geldik. Biliyoruz bugüne kadar sizlere zarar verdik. Ama inanın ki, bunların hiçbirini isteyerek yapmadık. Bütün suç hep o Sarı Öküz’de. Onun rengi sizinkilerden farklı ve bizim de gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor. Biz de barışseverliğimizi unutuyor ve saldırganlaşıyoruz. Sizle bir sorunumuz yok. Verin onu bize, siz kurtulun, yine barış içinde yaşayalım.”

 

Boz Öküz ve heyeti bu sözler üzerine aralarında tartışmış ve teklifi haklı bularak, Sarı Öküz’ü vermişler Kurtlara. Bir tek Benekli Öküz karşı çıkmış ama kimseye derdini anlatamamış.

“Aferin sizi kutlarız!”

Bir süre sonra Kurtlar yine aynı yöntemle gelip, bu kez Uzun Kuyruk’u istemişler:

“Gördünüz mü ne kadar barışseveriz. Sizi de kararınızdan dolayı kutlarız. Ancak, şu sizin Uzun Kuyruk var ya, kuyruğunu salladıkça nereden baksak görünüyor ve aklımızı başımızdan alıyor. Size saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Oysa sizler normal kuyruklusunuz. Verin onu bize, bu konuyu kapatıp, barış içinde yaşamaya devam edelim.”

 

Boz Öküz ve heyeti, Uzun Kuyruk’u teslim etmiş, yine Benekli Öküz karşı çıkmış. Uzun Kuyruk, Kurtların pençesi altında can vermiş.

Bu olay sürekli tekrarlanmış, her seferinde farklı bahanelerle. Sonunda öküzler zayıflamış, Kurtlar küstahlaşmış. Artık, hiçbir bahane ileri sürmeden, doğrudan müdahale ederek, “Verin bize şunu, yoksa karışmayız” demeye başlamışlar.

Birer birer Kurtların pençesinde can verirken, Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış geride. İçlerinden biri liderlerine, “Ne oldu bize, nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa vaktiyle ne kadar güçlüydük” diye sormuş.

Boz Öküz, Benekli Öküz’ün sözlerini hatırlayarak, gözleri nemli “Biz” demiş, “Sarı Öküz’ü verdiğimiz gün kaybettik bu savaşı..”

 

***

 

Başkan ‘Sarı Öküzü’ verirse kaybedecek bu savaşı.

Bugün Sarı Öküzü alan yarın Uzun Kuyrukluyu, ertesi gün Benekliyi isteyecek. En sonunda da…

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları