23 Ocak 2021 - Cumartesi

BELEDİYEYE GİRİYORDU, KUM OCAĞI MÜDÜRÜNE DAHA ÇOK GİRİYORDU

Yazar - Bülent Çakır
Okuma Süresi: 5 dk.
Bülent Çakır

Bülent Çakır

civrilhaber@hotmail.com - 0542 612 59 75
Google News

Muhalefet bu günlerde Başkan Niyazi Vural’a vaatleri üzerinden, bir de, meclisteki üslup ve davranışları üzerinden yükleniyor…

 

Söz haklarının gasp edildiğinden, Önergelerinin dikkate alınmadığından, Fikirlerinin dinlenilmediğinden… Dert yanıyorlar.

 

CHP ve İYİ Parti grup başkan vekilleri mecliste gündem dışı konuşarak, başkanın vaatlerini yerine getirmediğini söyledi.

 

CHP ve İYİ Parti İlçe başkanları düzenledikleri ortak basın toplantısında yazdıkları metinleri okuyarak Niyazi Vural’ın üslubunu eleştirdi.

 

Hakkı Aslan, Ahmet Ateş ve Gürcan Güven döneminin meclis toplantılarını da takip eden biri olarak meclis toplantılarının en verimsiz geçeninin Niyazi Vural dönemi olduğunu söyleyebilirim.

 

Ahmet Ateş ve Hakkı Aslan zamanında meclis üyeliği yapanların birçoğu diplomasız ama toplumun sevilen sayılan sorunları bilen çözüm üretebilen sağduyulu insanlardı.

 

Meclis toplantıları verimli ve Çivril adına kazançlı geçiyordu.

 

Geçen dönem ve Niyazi Vural’ın meclis üyelerinin birçoğu diplomalı ama okumuş! üyeler, olduğu makamın farkında değil…

 

Diplomasız olanlar da elindeki kâğıdı okumaktan aciz.

 

Sadece kendilerini gösterme ‘Grup başkanvekili’ olma derdinde…

 

Belki de başkan Vural, zaman kaybı olmasın, Çivril için daha fazla çalışalım diye acele ediyor, belki de üslubu o yüzden farklı oluyor…

 

***

Başkan Vural birçok konuşmasında gönül belediyeciliğinden bahsederek ‘insanlara dokunmak’ istediğini söyledi.

 

Muhalefet ısrarla görmek istemese de…

 

Geçen yıllarda kaybolan, Güven, Dürüstlük, Çalışkanlık, gibi olguları yeniden tesis etmek istediğini, şehrin fiziki yapısıyla birlikte sosyal yaşantısı ile de imar edilmesi gerektiğini ifade etti.

 

Açıklamalarında ‘görünmeyen Hizmetler’ var derken belki de bunları da kastediyordu…

 

Fitne, Hizipçilik, Yalan, kamu malını Çalma, Laf Getirip götürme…

 

Tamir edilmesi güç zararlar verdi bu şehre.

 

Yolla birlikte, doğruluk, itimat ve dostlukların yeniden insanlar arasında tesis edilmesi gerekiyor.

 

Bir şehir, sadece yolu ve parkları ile değil, yaşam kalitesi ve sosyal hayatındaki güzellikleri ile yaşanabilirdir.

 

Dedikodunun hiç bitmediği,

 

Her gün komplo teorilerinin yazıldığı,

 

Sürekli birilerinin tayin - atama, sürgün işlerinin konuşulduğu şehirde, yollar kat kat asfalt olsa ne olur…

 

***

 

Belediyenin Kum ocağına kantar alınmış.

 

Yıllardır başkanların kasası olmakla anılan kum ocağında artık her şey resmi.

 

Hiç kimse ocağa güvenip başkan olamayacak, olmak istemeyecek…

 

Bundan sonra en azılı hırsızı koysanız Kum ocağına, kum ya da para çalamayacak…

 

Para çalıp kat kat ev yapamayacak.

 

Eskiden iki kepçe kumun ikisi belediyeye, biri müdüre, biri koltuktakine yazılırdı…

 

Ton belli değil, miktar belli değil. Kepçe ucundan tutarsa az, dibine kadar girerse çok kazanılırdı.

 

Kepçe çok girdi mi belediyeye de çok giriyordu…

 

Müdürün cebine daha çok…

 

Kum alan şimdi kantar fişine bakacak ne aldıysa onu ödeyecek. Önceden eline bir pusula,

 

Pusulada yazanı belediyeye,

 

Ötekini akşam Yukarı mahalle kahvede elden…

 

***

 

Muhalefetin hiçbir yapılmıyor dediğine bakmayın bugün Çivril de rüşvet, hırsızlık, çalma, arazi toplama, usulsüz ruhsat verme, laf getirip götürme, birbirine düşürme, komplo teorileri, konuşulmuyorsa başarıdır.

 

Büyük iş yapılmıştır.

 

Kilometrelerce yol döşemekten daha faydalıdır.

 

Hastanede, belediyede, kaymakamlıkta, tapuda, emniyette, İnsanların birbirine olan güveni bitmişti.

 

Sadece belediye değil hiçbir kamu kuruluşunda çalışma azmi kalmamıştı. Ne amir ne memur nede hizmetli sabah neyle karışılacağını bilmiyor, hangi komplonun içinde boğuşacağını kestiremiyordu.

 

Ne kadar resmi daire varsa belediye de o gün ne dedikodusu var diye merak ediyor, işini gücünü bırakıp kendini pislikten kurtarmaya çalışıyordu.

 

Bu memlekette devletin ormanından ağaç çalınmıyorsa,

 

Gölün toprağı satılmıyorsa,

 

Usulsüz ruhsat verilmiyorsa,

 

Rüşvet bittiyse,

 

Kum ocağından para çalınmıyorsa,

 

Belediyeye ait araçlarla sarhoş halde keyfe keder gezilmiyorsa,

 

İftar paraları ile konserlere gidilmiyorsa,

 

Bir Milyon Lira Temsil ağırlama gideri olarak harcanmıyorsa,

 

Yapılan bir şeyler vardır.

 

Sadece görmek istemeyenler ve hırsızlığın devam etmesini isteyenler ‘Hiçbir şey yapılmıyor’ diyebilir.

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları