21 Mayıs 2026 - Perşembe

Geciken Ama Vazgeçilmeyen Bir Adalet Hikâyesi…

Yıllardır her güne acıyla uyanan iki aile için belki kayıplar geri gelmedi ama gerçek ortaya çıktı. Ve en önemlisi, unutulduğu düşünülen dosyalar yeniden açılarak adaletin hâlâ ayakta olduğu gösterildi.

Yazar - Bülent Çakır
Okuma Süresi: 4 dk.
Bülent Çakır

Bülent Çakır

civrilhaber@hotmail.com - 0542 612 59 75
Google News

İki Faili Meçhul Dosya, İki Ailenin Dinmeyen Acısı…

Biri 19, diğeri 10 yıl sonra aydınlatılan iki faili meçhul cinayet…

Yıllardır her güne acıyla uyanan iki aile için belki kayıplar geri gelmedi ama gerçek ortaya çıktı. Ve en önemlisi, unutulduğu düşünülen dosyalar yeniden açılarak adaletin hâlâ ayakta olduğu gösterildi.

 

2024 yılında Çivril’de başlatılan faili meçhul dosya çalışmaları, uzun süredir toplumda zedelenen adalet duygusunu yeniden canlandırdı. Son yıllarda kamu vicdanında tartışmalara neden olan birçok kararın ardından, Akın Adlığ ve Ayşen Aycan dosyalarının aydınlatılması, “Adalet mülkün temelidir” sözünün yalnızca bir cümle olmadığını bir kez daha ortaya koydu.

 

Devlete…

Adalete…

Yargıya olan güven yeniden tazelendi.

 

2006 yılında öldürülen zihinsel engelli Akın Adlığ dosyası, bunun en çarpıcı örneklerinden biri oldu. Çivril’e bağlı Süngüllü Mahallesi’nde yaşayan 23 yaşındaki Akın Adlığ, yıllar önce av tüfeğiyle vurularak öldürülmüş halde bulunmuştu. Dosya yıllarca faili meçhul olarak kaldı. O dönem yargılanan şüpheliler beraat etti, dava kapanır gibi oldu. Ancak Cumhuriyet Savcılığı tarafından dosyanın yeniden ele alınmasıyla süreç tamamen değişti.

 

Jandarma bünyesinde oluşturulan özel ekip, yıllar öncesinin ifadelerini yeniden inceledi. Sessizce yürütülen çalışma, yeni beyanlar ve itiraflarla birlikte gerçeği ortaya çıkardı. Akın Adlığ’ın, topladığı paralar nedeniyle öldürüldüğü belirlendi. Yıllar önce yargılanıp beraat eden isimlerden biri, 19 yıl sonra bu kez cinayet zanlısı olarak yeniden tutuklandı. Aradan geçen zamana rağmen dosyanın kapanmaması, toplum vicdanında büyük karşılık buldu.

 

Ayşen Aycan…

Bir dönem yalnızca “kayıp kadın” olarak anılan bir isimdi.

2016 yılında ortadan kaybolduğunda geride cevapsız sorular kaldı. O dönem eski eşi, “Annesinden aldım, sonra otobüse bindirdim” diyerek ifade verdi. Yıllarca bu sözlerle yetinildi. Ancak dosya hiçbir zaman tamamen unutulmadı.

 

2025 yılında Çivril Cumhuriyet Başsavcısı Abdullah Furkan Sünbül tarafından dosyanın yeniden incelenmesi talimatı verildi. Başsavcı Sünbül’ün olayın bir kayıp değil, cinayet olabileceği yönündeki değerlendirmesi üzerine geniş çaplı çalışma başlatıldı.

 

Sonrası sabırla örülen bir süreç oldu.

 

Yaklaşık iki buçuk yıl boyunca teknik analizler yapıldı, iletişim kayıtları incelendi, saha çalışmaları yürütüldü. Dosya adım adım ilerledi. Sessizce… Derinden… Vazgeçilmeden…

 

Şüpheler zamanla eski eş Turgay B. üzerinde yoğunlaştı. Sabah saatlerinde düzenlenen operasyonla gözaltına alınan şüpheli, ifadesinde suçunu itiraf etti. Ayşen Aycan’a şiddet uyguladığını, ölümünün ardından cesedi gizlice molozların arasına gömdüğünü anlattı.

 

Bir kadının yıllarca “kayıp” sanılan hikâyesi, aslında bir cinayet dosyası olarak yeniden yazıldı.

 

Çivril’de aydınlatılan bu iki dosya, devletin unutmadığını, zaman geçse de gerçeğin peşini bırakmadığını gösterdi.

Bazı dosyalar raflarda beklemez…

Bazı acılar zamanla kapanmaz…

Ve bazı gerçekler, yıllar geçse de mutlaka ortaya çıkar.

Geciken ama vazgeçilmeyen bir adalet hikâyesi…

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları