Siyasette Tavas, Ticarette Babadağ... Peki Çivril
Babadağlıların ticaretini, Tavaslıların siyasetini, Çallıların aklını konuştuğumuz Denizli’de; sıra Çivril’e gelince neden derin bir sessizlik hakim? Çivril’in “yetimlik” hissini kıracak yeni bir akla ihtiyacımız var.

Bülent Çakır
civrilhaber@hotmail.com - 0542 612 59 75En büyük ilçesiyiz ama en az konuşulan ilçeyiz...
Bir ilçe düşünün...
Toprağı bereketli.
Turizm potansiyeli yüksek,
Tarımsal üretimi ile (meyve) Türkiye'yi besleyen.
Hayvancılığıyla bölgenin yükünü çeken.
Ama konu temsil olunca, Denizli’nin hiçbir alanında olamayan...
Siyasetinde yokuz, ticaretinde yokuz, sporunda yokuz, Sivil Toplumunda yokuz, tarımında yokuz...
En büyük ilçesiyiz ama Denizli’de temsil noktasında ilçe olarak yokuz.
Uzak olduğundan mıdır, Çivril yoktur Denizli’de.
Belediye başkanlarını bile Tavaslılar belirledi yıllarca...
Denizli'nin "yetimi" gibiyiz.
Denizli'nin ekonomik haritasına bakıldığında Çivril, tarımsal üretim bakımından kentin en önemli merkezlerinden biri.
Üreten bir ilçe.
Üstelik yalnızca kendi nüfusunu değil, çevre ilçeleri de besleyen bir ekonomi oluşturuyor.
Işıklı Gölü gibi Türkiye'nin en önemli sulak alanlarından birine sahip. Doğal güzellikleri var. Tarih var. Beycesultan gibi dünya arkeolojisinin yakından takip ettiği bir miras var. Miryokefalon gibi Anadolu tarihinin dönüm noktalarından biri var.
Ama bunların hiçbiri Denizli'nin ortak hafızasında hak ettiği yeri bulamıyor. Çünkü anlatamıyoruz. Daha doğrusu anlatacak güçlü bir ortak ses oluşturamıyoruz.
Denizli'de dikkat çeken bir gerçek var.
Bazı ilçeler nüfusundan daha büyük bir etki alanına sahip.
Denizli'nin ticaretini Babadağlılar bilir, siyasetini Tavaslılar. Tarımını Acıpayamlılar, turizmini Buldanlılar. Çallılar her alanda vardır; kendileri görünmez, fikirleri görünür...
Denizli'de oda ve borsalara bakın. Meslek kuruluşlarına bakın. Sivil toplum örgütlerine bakın. Karar verici mekanizmalara bakın. Çivril'den kaç isim var? Kaç kişi masada? Kaç kişi söz sahibi? Kaç kişi karar süreçlerinde etkili?
Lobicilik, yalnızca siyaset yapmak değildir. Lobicilik; ortak akıl oluşturabilmektir. Bir ilçenin menfaatini savunabilmektir. Ankara'da... Denizli'de... Bürokraside... İş dünyasında... Üniversitelerde... Meslek odalarında... "Ben Çivrilliyim." diyebilecek insanların aynı hedef için hareket edebilmesidir.
Biz bunu yapabiliyor muyuz?
Yıllarca Denizli siyasetinde başka ilçelerin ağırlığı hissedildi. Çünkü güçlü bir dayanışma kültürü oluşturdular. İnsanlarını önemli noktalara taşıdılar. Birbirlerini desteklediler. İsimlerden çok, oluşturdukları etki konuşuldu.
Denizli'de Çivril'i kim temsil ediyor?
Denizli'nin en büyük ilçelerinden biri olan Çivril, gerçekten hak ettiği yerde mi; yoksa yıllardır kendi sessizliğinin gölgesinde mi yaşıyor?
Çivril’in Denizli merkeze yaklaşık 95-100 kilometre mesafede olması sıkça bir mazeret olarak sunulur. "Merkezden uzak, kendi kabuğunda yaşıyor" denir.
Günümüz iletişim ve ulaşım dünyasında 100 kilometrelik mesafe tek başına bir soyutlanma sebebi olamaz. Mesele coğrafi uzaklık değil, kurumsal bütünleşme ve lobi eksikliğidir.
Yıllarca kent merkezinde “Çivril lobisi” oluşturulamadığı için, ilçenin kaderini ve vizyonunu başka ilçelerin siyasi aktörleri çizdi. Kendi evlatlarını üst kademelerde pekiştirememiş bir ilçenin, günün sonunda karar masasında söz sahibi olamaması kaçınılmazdır.
Tavas’ın siyaseti, Babadağ’ın ticareti konuşulurken; Çivril sadece Denizli haritasındaki büyük ama sessiz bir coğrafya parçası olarak kalmaya devam etmemeli.